Medikal estetik uygulamalarında son yılların en önemli yaklaşımlarından biri doğal görünümün korunmasıdır.
Botoks ve dolgu uygulamalarında hedef artık yalnızca çizgileri azaltmak veya belirli bölgelere hacim kazandırmak değildir. Kişinin yüz anatomisini, mimiklerini ve yüz oranlarını koruyan bütüncül bir planlama giderek daha fazla önem kazanmaktadır.
Peki doğal görünümlü botoks ve dolgu ne anlama gelir?
Botoks, mimik kaslarının hareketlerinin belirli ölçüde azaltılması yoluyla özellikle mimiklere bağlı çizgilerin görünümünün kontrol edilmesinde kullanılan medikal bir uygulamadır.
En sık;
gibi alanlarda değerlendirilebilir.
Doğal görünümü hedefleyen uygulamalarda kişinin mimik yapısının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi önemlidir.
Amaç, yüzü tamamen ifadesiz hale getirmek yerine fazla çalışan kasların kontrollü şekilde dengelenmesidir.
Dolgu uygulamalarının sonucu yalnızca kullanılan ürün miktarıyla ilgili değildir.
Yüzün;
bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Örneğin yalnızca dudak bölgesine odaklanmak yerine dudakların çene, burun ve yüz profiliyle olan ilişkisini değerlendirmek daha dengeli bir planlama sağlayabilir.
Yüz anatomisi kişiden kişiye farklıdır.
Bu nedenle başka bir kişide estetik görünen dudak, çene veya elmacık kemiği oranlarının aynı şekilde başka bir yüze uygulanması doğal olmayan sonuçlara neden olabilir.
Dolgu planlamasında hedef kişinin yüzünü başka bir yüz formuna dönüştürmek değil, mevcut anatomisini desteklemek olmalıdır.
Bu yaklaşım özellikle dudak dolgusu, jawline dolgusu, çene dolgusu ve orta yüz uygulamalarında önem taşır.
Botoks ve dolgu birbirinden farklı mekanizmalarla çalışan uygulamalardır.
Botoks daha çok kas hareketlerine bağlı dinamik çizgilerin yönetilmesinde kullanılırken dolgu uygulamaları hacim, kontur ve yüz oranlarının değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Bazı kişilerde yalnızca botoks yeterli olabilirken bazı kişilerde dolgu veya cilt kalitesini destekleyen farklı uygulamaların da değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle tedavi planı uygulama bazlı değil, kişinin ihtiyacı bazlı oluşturulmalıdır.
Yüz, birbirinden bağımsız bölgelerden oluşmaz.
Kaş pozisyonundaki küçük bir değişiklik göz çevresinin algısını etkileyebilir. Orta yüzdeki hacim değişimi alt yüzün görünümünü değiştirebilir. Çene ve jawline oranları ise yüzün genel profilinde önemli rol oynar.
Bu nedenle medikal estetik planlamasında tek bir bölge yerine yüzün tamamının değerlendirilmesi daha dengeli bir yaklaşım sağlar.
Son yıllarda sosyal medyada “Baby Botox” gibi kavramlar sıklıkla kullanılmaktadır.
Bu ifade genellikle daha kontrollü veya düşük dozlarla gerçekleştirilen botoks yaklaşımlarını tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır. Ancak uygulanacak doz kişinin yaşına göre değil; kas gücü, mimik yapısı, yüz anatomisi ve tedavi hedeflerine göre belirlenmelidir.
Dolayısıyla her kişiye aynı miktarda veya aynı noktalara uygulama yapılması doğru bir yaklaşım değildir.
Başarılı bir estetik yaklaşımın temelinde kişinin yüz karakterini kaybetmemesi yer alır.
İdeal planlama; “Ne kadar uygulama yapılabilir?” yerine “Ne kadar uygulamaya ihtiyaç var?” sorusuyla başlamalıdır.
Doç. Dr. Ertuğrul Gök tarafından yapılan değerlendirmede yüz anatomisi, mimik yapısı, cilt kalitesi ve kişinin beklentileri birlikte ele alınarak kişiye özel bir uygulama planı oluşturulur.
Amaç daha farklı bir yüz oluşturmak değil; kişinin doğal yüz yapısını koruyarak daha dengeli ve dinlenmiş bir görünümü desteklemektir.